Anasayfa İletişim


Sık Sorulan Sorular

Sık Sorulan Sorular

1. Kan bağışı yapmak kilo alma veya vermeye neden olur mu?

Kan bağışının bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür yan etkileri yoktur.

2 .Ne sıklıkla kan verilir?

Sağlıklı bir birey 2 aylık periyotlarla kan bağışlayabilir.

3.Kan bağışı yapmak alışkanlık veya bağımlılık yapar mı?

Bir kez kan verdikten sonra hep kan vermek zorunda kalır mıyım? Bu tür inanışlar halk arasında oldukça yaygın olmakla birlikte bilimsel bir dayanağı yoktur. Genellikle, kandaki hemoglobin düzeyinin yüksek olan kişilerde, bu duruma bağlı olarak gelişen bazı şikayetlerin kan bağışı sonrasında hafiflediği görülür. Ancak, kan seviyesi yükseldiğinde aynı süreç yinelenir ve bu kişiler kan verme gereksinimi duyarlar; bu durum halk arasında kan vermenin bağımlılık yaptığı inancına yol açmış olabilir. Kan seviyesi normal olan kişilerde bu tür şikayetler oluşmaz.

4. Bir seferde alınan kan miktarı ne kadardır?

Alınan kan miktarı 405-495 (ortalama 450) ml + antikoagülan maddedir. Antikoagülan madde kanın pıhtılaşmasını önler ve kanın kullanım ömrünü uzatır. 1 ml kanın ağırlığı ortalama 1.06 gr dır ve ortalama olarak bir kan bağışında 1.06×450= 477 gr kan verilmiş olunur. İnsan vücudunda 5000-6000 ml civarında kan vardır. Bağışlanan kan miktarı sağlık açısından hiçbir risk oluşturmaz.

5. 1 ünite tam kanın miktarı nedir?

1 Ünite kan bir torba içeriği kadar yani yaklaşık 520 ml lik bir miktarı ifade eder. Bu da kan bağışçısından bir seferde alınan kan miktarı + kan koruyucu ve pıhtılaşmasını önleyici madde miktarına eşittir.

6. Kan bağışladığım zaman kansız kalır mıyım?

Kan bağışından önce yapılan muayenede, kan düzeyi düşük (anemi) olduğu saptanan insanlardan kan bağışı alınamaz. Kan seviyesi normal olan sağlıklı bireyler kan bağışında bulunduklarında eksilen kan hücreleri, kemik iliğinin çalışmasıyla hızla yenilenir. Genç kan hücrelerinin dolaşımı başlar. Zaten vücut, bu hücrelerin yapım ve yıkım faaliyetlerini sürekli olarak gerçekleştirmektedir. Alınan kan miktarı ise sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı için kansız kalmak gibi bir durum söz konusu değildir.

7. Kan bağışlayınca hangi testler yapılıyor? Bu testlerin sonucunu öğrenebiliyor muyum?

Bağış olarak alınan her kan aşağıdaki testlere tabi tutulur:

* Anti-HIV Testi (AIDS)
* Anti-HCV Testi (C sarılığı)
* HBS-AG Testi (B sarılığı)
* Frengi Testi
* Kan grubu testi

Kan bağışçıları bütün bu testlerin sonuçlarını öğrenebilirler.

ANCAK BURADA BİLİNMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ NOKTA ŞUDUR:

Yapılan bütün tarama testleri hastayı korumaya yöneliktir. Avrupa ve Amerika’ da olduğu gibi ülkemizde de en gelişmiş ve dünya standartlarındaki donör tarama testleri kullanılmasına rağmen, %100 tanı doğruluğu henüz oluşturulamamıştır. Bu nedenle, kan bağışı öncesinde verilen bilgi formunun eksiksiz ve doğru olarak doldurulması hayati önem taşımaktadır. Bu sorulara vereceğiniz samimi cevaplar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir.

Lütfen (herhangi bir şüpheniz dolayısıyla) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlıyorsanız bunu yapmaktan kendinizi men ediniz!

8. İlaç içiyorum kan bağışlayabilir miyim?

Bazı ilaçlar kan bağışı için engel oluşturabilir. Lütfen kullandığınız bütün ilaçları kan bağışı öncesinde muayenenizi yapan kan merkezi doktoruna bildiriniz.

9. Kan bağışı ne kadar zaman alır?

Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı yaklaşık olarak 30-35 dakika sürmektedir.

10. Kan bağışladıktan sonra nelere dikkat etmem gerekir?

Kan bağışı günlük yaşantınızın akışında önemli bir değişikliğe yol açmamakla birlikte, aşağıda belirtilen küçük tedbirleri almakta yarar vardır.

* Kan verme işlemi bittikten sonra ayağa kalkmak için acele etmeyin ve görevli hemşirenin bu konudaki önerilerini dikkate alın!
* Kan bağışından sonra bir süre dinlenerek ikram edilen içecek ve yiyecekleri almanızda büyük fayda vardır. Lütfen kan merkezi personelinin bu konudaki önerilerine uyunuz! Sağlığınız bizim için çok önemlidir.
* Sigara kullanıyorsanız kan bağışından sonraki yarım saat içerisinde sigara içmeyiniz. Böyle bir durumda sigara kullanımı baş dönmesi, bulantı gibi şikayetlere yol açabilir.
* Herhangi bir kanama durumu ile karşılaşmamak için, bağıştan sonraki ilk birkaç saat kan verdiğiniz kolunuzu zorlayacak ağır faaliyetlerden kaçınınız.
* İlk 4 saat boyunca her zaman olduğundan daha çok sıvı (su, kola, meyve suyu vb) tüketmeye çalışınız.
* Bir sonraki öğünden önce alkollü içecekler almayınız. Alkol vücuttan sıvı kaybını arttıracağı için şikayetlere yol açabilir.
* Sporla uğraşıyorsanız kan bağışladığınız gün ağır spor aktivitelerinde bulunmayınız.
* Kan bağışladıktan sonraki ilk 4 saat aşırı sıcak ortamlarda (hamam, sauna vb.) bulunmayınız.
* Eğer baygınlık hissi, baş dönmesi vb. reaksiyonlar yaşıyorsanız bir yere uzanın veya başınızı iki dizinizin arasına alacak şekilde bir süre hareket etmeden dinlenin.

11. Kan bağışlamak tehlikeli midir?

Çok nadir olmakla birlikte kan bağışından sonra istenmeyen bazı şikayetler ortaya çıkabilmektedir. Bunlar çoğunlukla baş dönmesi, bulantı, terleme, bayılma gibi şikayetlerdir. Kan merkezine başvurduğunuzda gerekli muayene ve kan tahlili yapılmaktadır. Ancak buna rağmen nadiren de olsa yan etkiler görülebilmektedir. Bunun en önemli nedeni psikolojik etkenlerdir (kan görmeye dayanamama, aşırı heyecan vb). Bunlara müdahale için hazırlıklı ekipman ve personel kan merkezlerimizde 24 saat görevlerinin başındadır.

12. Kan bağışladığım zaman AIDS veya herhangi bir hastalık bulaşır mı?

Kan alım işlemi gerekli steril şartlara titizlikle uyularak gerçekleştirilmektedir. Kullanılan iğneler tek kullanımlık olup kan alım işlemi sona erdikten sonra torbadan ayrılarak imha edilmektedir. Bu nedenle kan bağışçısının, kan bağışı işleminden dolayı AIDS gibi herhangi bir hastalığa maruz kalma riski yoktur.

13. Kan alınan iğneler kalın mı?

Kan alımı için kullanılan iğneler bu işlemin en sağlıklı şekilde yapılabilmesi için tasarlanmıştır ve belirlenmiş standartlara uygundur. Kan alımı için kullanılan iğneler enjektör iğnelerine göre biraz daha kalındır. Bunun nedeni: İnce iğnelerin içinde kan verme işlemi sırasında pıhtı oluşabilmesi ve bunun da tıkanıklığa neden olmasıdır.

Ancak iğneler daha kalın olmakla birlikte hissedilen acı daha azdır:

* Bu iğnelerle damara her hangi bir madde zerk edilmemektedir; ağrı hissini genellikle enjekte edilen ilaçlar arttırır.
* İğnelerin uç keskinliği ve eğimi ağrıya en az neden olacak şekilde tasarlanmıştır,
* İğnelerin dış yüzeyi damara girilirken dokuda kolayca hareket edebilecek şekilde silikonize edilmiştir.
* İğne sadece damara girerken ağrı hissi yaratır, kan akışı sırasında ağrı hissi en az düzeyde kalır.

14. Kan bağışından önce cinsel hayatımla ilgili çok özel bilgilerin de sorulduğu bir form doldurmam gerekiyor. Böylesine kişisel bilgilerin istendiği bir formun doldurulması şart mıdır?

Kişilerin cinsel hayatlarını yargılamak gibi bir amaç kesinlikle söz konusu değildir. Bu tıp etiğine aykırıdır. Ancak Ne yazık ki günümüzde %100 tanı kesinliği olan tarama testi yoktur. Kanı alacak hastanın güvenliği için bu soruların sorulması zorunludur. Cevaplar kesinlikle gizli tutulmaktadır.

15. Kimliğimi bildirmem zorunlu mu?

Düzenli kan bağışçılarına kan bağışçısı donör kimliği verilmektedir. Bu belge sayesinde kayıtlarımız daha düzenli olmakta ve donörümüz de ne zaman kan verdiğini, kaçıncı bağışı olduğunu izleyebilmektedir. Bu kimliği olmayan donörlerimiz resimli herhangi bir kimliklerini kan bağışı öncesi kayıt yapılırken ibraz etmek durumundadırlar. Güvenli Kan sağlanabilmesi için bu bir zorunluluktur.

16. Güvenli kan ne demektir?

Güvenli kan, kan vermeye bilinçli olarak gönüllü olmuş donörlerden sağlanan kan bağışıdır. Bilinçlilik bilgilendirilmiş olmayı gerektirir. Dünya Sağlık Örgütünün sloganı “Güvenli kan benimle başlar” dır.

17. Tarama test sonuçlarım pozitif (+) bulunmuşsa?

Bağışladığınız kana uygulanan tarama testlerinden herhangi birinin pozitif çıkması durumunda size haber verilerek doğrulama testleriniz yapılacaktır. Böyle bir durumda endişelenmek ve paniğe kapılmamak gerekir; tarama testlerinin çok duyarlı olması nedeniyle yanlış pozitiflikler olabilmektedir. Kan merkezlerine çekinmeden geliniz, uzmanlarımız gerekli bilgilendirmeyi yapacaklardır.

18. Nerede kan verebilirim?

Kan bağış merkezlerine kan verebilirsiniz.
19. Anne Rh pozitif ve baba da Rh pozitif ise çocuk Rh negatif olur mu?

Olabilir. Çünkü kan grupları anne-babadan çocuğa Mendeliyen genetik kurallarına göre geçer.

20. En sık ve en nadir görülen kan grupları hangileridir ?

Ülkemizde en sık A Rh pozitif, en nadir AB Rh negatif kan grubu görülür.

21. Bazı hastalıklarda kan bağışlamanın, hastalığın şifaya kavuşması açısından yararlı olduğu söyleniyor bu doğru mu?

Hastaların kanının akıtılması çok eski çağlardan beri çeşitli toplumlarda bir tedavi şekli olarak kullanılmıştır. Günümüzde kan alımı; bazı hastalıkların, tedavisi için değil ama hastanın şikayetlerini azaltmak amacıyla çok nadir ve özel koşullarda kullanılabilmektedir. Bu şekilde tedavi amacıyla kan alımı ile kan bağışını karıştırmamak gerekir.

Kızılay Kan Merkezlerinde tedavi amacıyla hastalardan kan alımı yapılmamaktadır! Tedavi amacıyla kan verilmesinin mutlaka doktorunuz önerisi ve ilgili sağlık kuruluşunda yapılması gerektiğini unutmayınız!

22. Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?

10 yaşından sonra bulaşıcı (viral) sarılık geçirenler, sarılık B ve C geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

23. B hepatiti aşısı yaptırdım kan bağışlayabilir miyim?

Aşı olduktan 24 saat sonra kan verilebilir.

24. Üniversal alıcı ve üniversal verici ne demektir? Farklı kan grupları birbirine kan verebilirler mi?

AB kan grubu üniversal alıcıdır; A, B ve 0 kan gruplarından kan bağışı alabilir. 0 kan grubu ise üniversal vericidir bütün kan gruplarına kan verebilir. Ancak pratik uygulamada çok acil şartlar söz konusu olmadıkça aynı kan grubunun aynı kan grubu için kullanılması prensibi benimsenmiştir.

25. Düzenli olarak Kızılay Kan Merkezine kan bağışlamak istiyorum ne yapmalıyım?

Düzenli olarak kan bağışlayan donörlerimiz “Kan Bağış Programımıza” üye edilmektedirler. Bu bağışçılarımıza kan bağış tarihlerini ve kaçıncı kan bağışını yaptıklarını gösteren bir defter verilmektedir.

26. Kan bağış programının amacı nedir?

Kan bağışçılarımızın düzenli ve sürekli donör olmalarını sağlamaktır.

27. Donörlere verilen madalyalar gerçekten söylendiği gibi altın veya gümüş mü?

Belirli bağış sayısına ulaşan kan bağışçılarımıza, bağış sayısına göre bronz, gümüş ve altın madalya verilmektedir. TC Darphanesinde üretilen bu madalyalar, değeri ölçülemeyecek kadar büyük bir manevi anlam taşımaktadır. MTA’dan alınan verilere göre madalyalardaki altın oranı %55, gümüş oranı ise %86 dır.

Yorum yapılmamış

No comments yet.

Comments RSS TrackBack Identifier URI

Sorry, the comment form is closed at this time.